20 Aralık 2009 Pazar

aetheral@hotmail.com


-Padam...padam...padam...
Il arrive en courant derrière moi
Padam...padam...padam...
Il me fait le coup du souviens-toi
Padam...padam...padam...

Brain gözkapaklarını açtı. Güzel bir müzik tınısı evi tamamı ile sarmalamış , huzurlu görünüyordu.Yüzüne çarpan güneş pırıltıları içerisinde yataktaki misafirini seçmeye çalışırken ,

- Aaa!
-Gree! sen?
-Peki içeriye ? Nasıl? … demesine fırsat kalmadan

- Hadi kalk İrlandalı uykucu prens ! diye seslendi Pandieux
Aniden kapıdan kafasını çıkarttı. Mutlu bir gülümseme vardı yüzünde
Brain şaşırmıştı.
-Elinde ki yumurta çırpıcısı mıydı? , diye seslendi Brain.
-Evet ! , duraksadı akabinde
-Ondan öncede elimde portakal sıkacağı vardı, diye seslendi Pandieux.
Ses tonundan Pandieux’ında kendisininde şaşkınlık içeririnde olduğu anlaşılıyordu.
C'est un air qui me montre du doigt
Et je traîne après moi comme un drole d'erreur
Cet air qui sait tout par cœur

Brain , Gree’yi okşarken başını eğdi ve dışarıya bakarak St Cloran meydanını süzdü.Güzel bir pazar günü diye düşündü.İçinde bir sıcaklık hissediyordu.Yataktan kalktı çıplak ayaklarını tahta parkenin üzerine güvenle koydu.
Kalktı ve salona doğru yürüdü.Müzik daha da belirgin hala geliyordu.Pandieux eslik ediyordu. Masada vazo içerisinde zengin renklerdeki çiçekleri gördü.

Kahvaltının kokusu müzik eşliğinde bir şölenmişçesine Branin’ın önünde selam duruyordu sanki.
Peki Pandieux içeriye nasıl girmişti?
Ama şu an bunu düşünmek istemiyordu.Çünkü Pandieux buradaydı.
Koridorun sonundaki mutfakta Pandieux’u seçebiliyordu.
Gülümseyerek Gree’ye dondu ve ;
-Siz delisiniz ,diye seslendi.
Gree’ye zeki bir köpekti.Brain’ı desteklercesine yatakta dönmeye başladı.
Padam...padam...padam...
Des "je t'aime" de quatorze-juillet
Padam...padam...padam...
Des "toujours" qu'on achète au rabais
Padam...padam...padam...
Des "veux-tu" en voilà par paquets
Et tout ca pour tomber juste au coin d'la rue
Sur l'air qui m'a reconnue

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder